26 Şubat 2016 Cuma

ELİMİZDEN KAYIP GİDENLER

Merhaba Sevgili Dostlar,
Nasılsınız? Yazacak mutluluk verici şeyler olsun çok isterdim ancak bu günlerde ailecek sağlıkla ilgili olarak deneniyoruz. Anneannem ve dedemin sağlık durumları her geçen gün geriliyor. Tıbbın ve teknolojinin zaman ve yaşam döngüsü karşısında çaresizliğine her gün tanık oluyorum. Zaten o sıkıntılarını gördükçe yaşadıkça yaşamak mı iyi yoksa acıları dindirmek mi dilim varmasa da malum kelimeye hayatın akışında doğal ve normal olan ölümde. OLan da hayr vardır deyip kucaklıyoruz, bu günlerde çok söyledim bu yazacağım cümleyi, doktorların anne babaları sonsuza kadar yaşardı eğer tıp her zaman çare bulabilseydi hastalıklara. 
Herkes yüz yaşına yada yüz elli yaşına kadar yaşasaydık ama diyelim ki biyolojik yaşımız otuza geldiğinde vücudumuzun yaşlanması dursa idi, bu yaşlanmaya bağlı çıkan hastalıklar hiç olmasa idi. 
Çocukken ölüm haberleri bu kadar kulağıma çalınmazdı. Kızım mayısta 7 yaşında olacak, "Anneciğim yaşlılar önce ölür gençler daha sonra değil mi?" diyordu geçenler de. Ben de tatlım genel olarak öyle ama bunu kimse bilemez. Biz olumlu ve iyi düşünelim deyip konuyu değiştiriyorum hemen. Ölümle karşılaşmaya hazır değilim.
Bu gün enerjimi çok düşük hissediyorum. Ben hayrın da şerrin de yaşamdan geldiğini bilirim, inanırım. OLandaki mesajı görmeye çalışırım. Ayna varmış gibi elimde, ne den bana bu OL du? Buradaki mesaj nedir? Anlayabilirsem ne ala, çözülür gider konu art arda. 
Hayata rağmen değil hayatın akışında; hayatla akışta, huzurda, sağlıkta ve güvende kalın. Her birinizi seviyorum. 
İstatistiklerime bakıyorum kaç kişi okumuş diye, her seferinde o rakamların arttığını görmek ne büyük mutluluk, bu paylaşımı hissetmek. Her neredeyseniz iyi ki varsınız? Değerli zamanlarınızdan bana da ayırıyorsunuz, sonsuz teşekkür ederim, varlığınız için. 
Sevgilerimle Dostlar...

12 Şubat 2016 Cuma

ZAMAN BİZİ BEKLER Mİ?

Merhaba, her zaman ki gibi iyilik güzellik, sağlık, mutluluk ve huzur dileyerek başlamak istiyorum bu gün ki yazıma. Zaman sahip olduğumuz en kıymetli ve geri dönüşümü olmayan sahip olduğumuz saniyede geçmiş olan, geçerken yaşanmışlıklarım ile hayatımızı anlamlı kılan dünyamızdaki tüm insanlar, canlılar ve cansızlar için eş değer olan tek şeydir. Şey diyorum varlık değil, tüm evrende farklı, her ne kadar biz dünya gezegenimizde kendimizce bir saat dilimi kullanıyor isek her galaktik sistemde evrende aynısı olacağını iddia edemeyiz, değilde. Dünyevi koşullarımızı düşündüğümüzde zamanı durduramıyoruz. Zamanda ileri geri gidemiyoruz. Bu yazıya başladığım an ile bu cümleyi yazdığım an arasında dakikalar geçti. Siz okuyana kadar muhtemelen günler geçecek.  Zamanın nasıl kıymetli olduğunun biraz üstünü açabildim mi? Başlığı biraz parlata bildim mi? YOK çok sanmıyorum. Henüz anlamadık kıymetini. 1980-1990 yıllarında 2000 yılı oooooo ne kadar uzaktı bana, milenyum. Hayal ederdim 2000 yılı nasıl olacak diye, hesap yapardım kaç yaşında olacağım diye. Şimdi ben bu yazıyı yazdığımda 12.02.2016 dayım. Artık hangi yıl kaç yaşında olacağım diye hesap yapmayacağım yaşlardayım. Zaman planlamasını çok iyi öğrenip, en değerli sahip olduğumuz anlarımızı daha anlamlı kullanmanızı istiyorum. Ben yapa biliyor muyum, hayır! elimden geleni yapıyorum, ve anı yaşamanın anlamını kavradıkça geçmişte kaçırdığım zamanlarım için üzülüyorum.
Zaman hiç birimizi beklemiyor. Hiç bir planı ertelememek gerekiyor. Aklınıza koyduğunuzu yapın. Öyle br denge kurmak lazım ki yaşarken, iş, aşk, arkadaşlık, eğitim aklınıza gelebilecek her konuda bir saniye sonra olmayacakmış sınız gibi coşkulu yaşamalısınız her detayı. Hayatın akışına bırakıp kendimizi. Bazı finansal kitaplarda kazandığınız parayı 3'e bölün. 1.sini günlük harcamalarınızda, 2.sini özel harcamalarınızda (bir doğum günü hediyesi, bozulan bir beyaz eşya, bir seyehat ) 3.sünü hayat ne mat meseleleriniz de kullanın diye yazarlar. Ben bunu zaman ve eşyalara uyarladım sizinle de paylaşmak istiyorum. Boş zaman diye bir şey yoktur. Zamanınız her salisesi eşsiz ve kıymetlidir. Yapmanız gereken mecburi işlerimizi yaparken bile kendimize özel anlar bırakmamız gerekiyor. Sevdiğimiz ve önemsediğimiz her kese gerekli zamanı ayırmamız gerekiyor. hayatımızı kazanmak için çalışmak zorundayız, çalışırken küçük aralıklarda özel anlar paylaşımlar yapmamız gerekiyor. Her eşyamızı yerinde kullanmalı, hiç bir özel gün yada kişi diye saklamalıyız, en özel anımız şu anımız olabilir, daha fazlasının garantisi yok, çünkü en özel an şu andır. Diyelim ki sahip olduğumuz zamanı paylaştırıyoruz, 1. yemek, dinlenmek, uyumak, işe gitmek gibi zorunlu zamanları kullanıyoruz. 2. birinci kullandığımız zamanlarımızın hazırlıkları veya aileye eşe dosta ayrılan zamanlar. 3 üncüsü kesinlikle kendinize ayıracağınız zamanlar; bu zamanlar süre belirtilmeden kullanılan  zamanlarınız. Sadece kendinizle baş başa olduğunuz kaldığınız kendinizi dinlediğiniz zamanlar(bundan ödün vermek size bol miktarda yaşanmamışlık bırakır) belki 3 dakika olabilir belki 24 saat yada belki bir kaç saniye bu ihtiyacınıza göre değişir, ancak zamanınızın en değerli sahipliğiniz olduğunu, geri dönüşüm olmadığını ve sadece bir yönlü ilerlediğinizi düşünürsek her anımızın nasıl özel ve anlamlı olduğunu anlamış oluruz. 
Hayatın akışında ve güvende kalın, Sevgilerimle.

2 Şubat 2016 Salı

HAYATTA SADECE KENDINE GUVENEBİLİRSİN

Merhaba, dilerim son yazımdan beri güzel günler geçirmişsinizdir. Her biriniz iyi ve sağlıklıdır. En önemlisi de her biriniz hayatın akısın da ve güvende ve mutludur. Kendimce çok önemli bulduğum bir konuyla ilgili yazmak istiyorum. Sizinle paylaşmak istiyorum. 
Hayatta sadece kendine güvenebilirsin, aslında bu cümleyi "Hayatta sadece kendine güvenmelisin." olarak değiştirmeliyim. Ben yetişkinim iki üniversite bitirdim evliyim,anneyim, çalışıyorum. Nacizane başta kendime ve gıyaben hepinize sözüm bu.
Ayaklarımız yere basmalı, mesleğimizi elimize almalıyız ve kendi ekonomik özgürlüğümüz mutlaka olmalı. Ailemizin her şeyi olabilir yada hiç bir şeyi olmaya bilir. Biz kendi donanımlarımızı edinip her ne olurlarsa olsunlar  onları geliştirip, besleyip kendi ayaklarımız üstünde durmalıyız. Geleceğimize yön vermeyi henüz çözümleyip, özümseyip yapamadığımıza göre ne olacağını bilmiyoruz. Bu durumda her anımızı kendi gücümüze göre planlamalıyız. Eğer kendimize güveniyor isek, aldığımız kararları yerine getirebilecek isek, harekete geçmeliyiz. Her şey insan için. Bizim duyduğumuz duymadığımız, bildiğimiz bilmediğimiz, gördüğümüz görmediğimiz milyonlarca davranış iyi yada kötü yaşanıyor dünyada. Eğer yumuşak bir karnın olmasını istemiyorsan hem açık olacaksın su gibi şeffaf olacaksın, hemde görünmez kalkanların olacak, can dostlarına gönül dostlarına açacaksın dünyanı,ancak başkalarına karşı görünmez kalkanın hep duracak yerinde. Doğruluk ve güven üzerine kuracaksın ilişkilerini. Gözün kapalı güveneceğin can dostların olacak hayatta, yoksa dur düşün nerede hata yaptın acaba? Yinede akıl mantık şuur üçlüsü her zaman karar mekanizmanın dişlileri olacak. Her şeyde yaratanın suretini bulacaksın, yaratanın sevgisini bulacaksın. Çok sevdiğim bir akrabam derdi ki, yolda gördüğün taşı bile taş deyip geçme ne olduğunu bilemezsin. Ne çok anlamlar çıkar bu cümleden. katman katman yazılır, konuşulur; hatta bir hikaye bile çıkar içinden. Bir gün maden mühendisi bir başka akrabamın evindeyken çeşitli doğal taşları gösteriyordu bana; üzerilerinde, içlerinde ne manzaralar saklı. İşlenmemiş tarafını görsen yoldaki taşlardan birisi dersin dönüp bakmazsın bile, işlenmiş hallerini gösterince inanamadım içlerindeki güzelliklere. Her bir doğal taşında farklı etkileri var üzerimizde,bunu araştırıp öğrenip başka bir sohbetimizde paylaşacağım.
Kimlere kayıtsız şartsız güveniyoruz ve bu güvenimizin sonunda neler buluyoruz? Bi düşünelim. Ben insanlardan ve insanlıktan umudumu hiç bir zaman yitirmedim. Çok üzüldüğüm toplumsal katliamlar, bireysel kazıklanmalar yaşadım elbette. Hiçbiri hakiki insana olan inancımda bir değişiklik yapmayı başaramadılar. Sadece kendimize sigorta gibi görüyorum, burada da sizlerle onun için paylaşmak istedim. Hayatta sadece kendine güvenirsen gelecekte başın ağrımaz, tatsız süprizler ile karşılaşmazsın. Hayatta hep bir B planın olacak gerekirse C planın bile olacak. Çok uzak gelecek için değil şu an için bu planların, daha iyi yaşaman için ve eğer çocuk sahibi isen o çocuklar kendi ayakları üzerinde durana kadar onlara destek olabilmen için. İnsanların ihtiyaçları farklı farklı dır birbirinden. Senin hikayen, yaşadığın hayatın, bana göre yaratılan her şey özel ve güzel ve de öyle kalayı hak ediyor peki kala biliyor mu? Yada yaratılıştan, doğuştan bazı şartları bula biliyor mu? Hayat adil değil diyoruz. Öyle kanıksamışız ki bu cümleyi. OLandaki hayrı görüp yolumuza  devam edeceğiz. Zaten insan psikolojisinin yegane önemli cümlesi HAYIRLISI. 
Her birinize zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ediyorum. 
Sevgilerimle.